TEDxIstanbul ardından

11 Haziran 2016, çok güzel bir gündün. Bir günden başka ne istenebilir ki. Teşekkürler.

Tamam tamam, hergünün kendince bir güzelliği vardır pek tabii. Alarmın nahoş sesine rağmen, gözünü odanın dört duvarına değilde, hayallerine bakan bir pencereye açtıysan eğer.

Yok yok hayal olmadan olmaz. O kadar da değil. Tek hayali iyileşmek olan bir hasta iyileşse neye yarar. Hastayız hepimiz. Duruyor olduğumuzu bilmiyor haldeyiz, ağlayanımız yok. Yetmezmiş gibi durduğumuz yerde türlü şekil şemail, kime ki havamız anlamadım.

durdugu-yerde-turlu-sekiller

Buramıza geldi artık. Sözleştik. Bugün TEDxIstanbul’da tüm hastalar buluştuk. İyileşmek için bir umut. İyileşmek, hareketimizi başlatmak için.

Ebru Kurbak “hareketi başlatmak için önce durduğumuzun farkında olmak gerek” diye hatırlattı bize.

Teşhis kondu. Ama herkes kendi ilacını kendi yapmalıydı. Tek bir ilaç olsa tek bir konuşmacı yeterdi TEDxIstanbul’a. O çıkar anlatırdı herkese. İyileşir dönerdik evimize.

Aynı noktadan başlamış olsak, aynı noktaya varacak olsak, aynı yoldan giderdik elbet…

İyi mi, yine iyileşmeden döndük evlere. Ama dedim ya, teşhis kondu. İlacı “içimizde”. Oraya kadar içimizde gitmişiz meğerse. Bundan sonrası çocuk oyuncağı. Çocuk oyuncağı dediysem kolay demek demedim. İşin sırrı çocuklara doğru oyuncakları vermekte:

  • Köy okulunda okuyan Selçuk R. Şirin ve kardeşleri için, anne babalarının evlerinde kütüphane kurması gibi
  • Yasin Sert‘in babasının daha küçükken “ne yaparsan yap bir değer kat” demesi gibi
  • Ahmet Naç öğretmenin öğrencilerine tarihi “rap” şarkısı ile, coğrafi bölgeleri ve onların özelliklerini tiyatral öykülerle öğretmesi gibi
  • İzzet Pinto’nun babasının, daha ilkokula gidiyorken onu pazarda saat satmaya yollaması ve arkadaşıyla birlikte kazandığı 100 liranın 50 lirasını saatlerin maliyeti olarak onlardan alıp, kalan 50 lirayı 25-25 iki arkadaşa paylaştırması gibi…

Öyle olmasaydı, köy okulunda okuyan Selçuk R. Şirin’in anne babasının evinden 3 doktora 2 yüksek lisans sahibi evlat çıkabilir miydi? Yasin Sert çaputlara değer katabilir miydi? İzzet Pinto Türk dizilerini 75 ülkeye satabilir miydi?

Çok güzeldin 11 Haziran 2016. Durduğumuzu hatırlattın bize. İtiraz etmemiz gerektiğini. Değer katmanın değerini. Okumaya devam et